Ana sayfa Benim Dünyam Gezilerim Masal Diyarı Kapadokya

Masal Diyarı Kapadokya

Harika geçen 2 günlük gezimden bahsetmek istedim sizlere bu yazımda. Doğum günümde kendime armağanım olan yer Kapadokya . Aklımı orada bırakacağımı bile bile bu çekime daha fazla karşı koyamayıp Eylül’de düştüm yollarına.  Doğanın akıl almaz güzellikteki taşlarının görsel şöleni…

İki defa gittim Kapadokya’ya ilkinde kıştı, ikincisinde sonbahar. Ağaçların turuncuya dönen yapraklarıyla mağara evlerin arasında yürüyerek doğanın güzelliklerini izledim. Gerçi ağaçların olduğu her yer müthiş bir manzara oluyor bana orası ayrı. Fazlasıyla hayaller kurduruyor elbette. Zamanın farklı işlediği bir yer burası. Sanki orada yaşamak mümkün olsa yaş almaz insan dedim sıklıkla.

Kapadokyaİlk durağım Derinkuyu Yeraltı Şehri oldu. Kaçışlar, mağaraların içine girilen, yerin yedi kat altına saklanan yaşamlar… Sonraki durağımsa Göreme Açık Hava Müzesi, Unesco Dünya Miras Listesi’nde yer alan bir varlığımız. Bu alanda 400’ün üstünde kilise olduğu söyleniyor. Elmalı Kilise, St. Barbara Şapeli, Yılanlı Kilise, Tokalı Kilise, Sandal Kilisesi, Karanlık Kilise bunlardan bazıları. Kiliselerde Hz. İsa’nın hayatı ve İncil’den bölümler fresklerle anlatılıyor.

KapadokyaÜç güzelleri görmeden olmazdı sanırım. Üç Güzeller’in hikayesini anlatmak isterim sizlere. Kapadokya’da bir kral, bir de prenses yaşamaktaymış. Prenses bir çobana aşık olmuş ve ikisi evlenmeye karar vermişler. Ancak prensesin ve çobanın evlenmesinde prensesin babası yani kralın izni bulunmamaktaymış.. Ama gizlice evlenmişler hatta bir cocukları da olmuş. Prenses, babası torununu görürse belki yumuşar ümidiyle ziyarete gitmiş, fakat acımasız kral  üçünün de yakalanıp öldürülmesini emretmiş askerlerine. Kaçmaları imkansız olan prenses dua etmiş o anda: “Allahım, bir mucizeni göster, bizi bu eziyetten kurtar…” diye… O gün prensesin sesini Allah duymuş ve üçünü de taşa çevirmiş. Ve bugün Üç Güzeller diye anılan bu yapıt prensesi, çobanı ve prensesin kucağındaki bebeğini ifade etmektedir.

KapadokyaSon gördüğüm yerde Zemi Vadisi oldu. İyi ki iyi ki görmüşüm, beni  kendine aşık eden yer oldu burası. Kapadokya’yı yürüyerek keşfetmek için muazzam bir vadi. Nereye baksanız kartpostallık manzara ve masal diyarında kayboluyor hissi, bir yandan seyir halindeyken bazen gerçek üstü bir yerdeymiş hissine kapılıyorum.. Her köşesinde minik sürprizler barından, buram buram tarih kokan, hayranlık duyduğum ağaçların çevrelediği yollar ve uçsuz bucaksız, yeşilin, sarının her tonuyla bezenmiş muhteşem bir yer burası…

KapadokyaHer noktasında hayallerimdeki masal diyarına kavuşmuş hissettim kendimi.. Tekrar görüşmek üzere ayrıldım bu güzel topraklardan. Bu muhteşem coğrafyanın her köşesinin beni kucakladığını iliklerimde hissettim.

Sevgiyle.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlginizi Çekebilir

Bozburun

  Kalabalıktan ve gri şehrin kasvetinden o kadar bunalmıştım ki, bu yaz huzur bulabil…