Ana sayfa Emzirme Kolostrum

Kolostrum

Yeni doğan bebeğin ilk haftasında tüm ihtiyacını ideal karşılayacak olan süt, kolostrumdur.

Doğumdan hemen sonra ilk 3 günde gelen sıvıya kolostrum denir ve özel bir yapıya sahiptir. Bu sıvıda 30dan fazla madde vardır ve çinko,sodyum,potasyum,büyüme faktörleri ve infeksiyonlardan koruyan antikorlardan zengindir. Bebeğe mutlaka verilmesi önerilir. Özellikle prematürlerde duruma göre bir şekilde(meme,biberon,mide sondası) verilmesi önemlidir.   Bebeğin bağırsaklarında biriken yeşilimsi mekonyum denen dışkının atılmasını kolaylaştırır. Kolostrumun yapısı her gün değişir ve 7-15 günde normal insan sütü yapısı kazanır. Normal sütten farklıdır. Açık renkte veya sarımsı renktedir. Kolostrum hamilelik döneminde üretilmeye başlanır ve hamileliğin sonlarına doğru oluşum süreci tamamlanır. Hamileyken memeden sızabilir.Doğum sonrasındaki ilk yarım saat içinde mutlaka o çok özel sütü ‘ağız sütü’ denilen kolostrum’u bebeğe vermek gerekiyor. Başlangıçta az gelen ağız sütü emdikçe artıyor. Bebeğinizi enfeksiyon ve alerjik durumlara karşı koruyan çok özellikli ve zengin yapısı ile kolostrum, bağırsağın olgunlaşmasını sağlıyor, intolerans ve alerji gelişimini önleyen faktörler içeriyor. Genel anestezi altındaki sezaryen doğumlarda bile bebeğin annenin göğsüne 3-5 dakika dokundurulması, sütün erken gelmesini sağlayabiliyor.

Kolostrum, yeni doğan bebeğinizin sağlıklı gelişimine hayati katkılar sağlar: 

1. Bağırsak florası: Bağırsak florası, bebeğin savunma sistemi için önemli bir görev üstlenen bakteriler topluluğudur. Yeni doğan bebeğin bağırsaklarında henüz bu flora gelişmemiş düzeydedir. Yapılan incelemelere göre vajinal yolla doğan bebekler, bebeğin bağırsak florasının gelişimi için önemli olan bu bakteri kolonileriyle annelerinin anüsünde bulunan aşina oldukları bakteriler sayesinde tanışmaktadır. Ancak, bu durumda sezeryan yoluyla dünyaya gelen bebekler ise, doğumdan sonra derhal annelerinin tenine ve memesine konduklarında nispeten avantajlı bir duruma gelebilecekleri düşünülmektedir. Annede bulunan dost bakteriler, bebeğin savunma sisteminin gelişimi için eşsiz bir öneme sahiptir.

2. Mekonyumun Atımı: Bebeğin anne karnında sahip olduğu kan özellikleri farklıdır. Bebek dünyaya geldiğinde anne karnında sahip olduğu kan yapısı değişmeye ve yıkılmaya başlar. Bu yıkım sonucu bilirubin maddesi açığa çıkar; yani sarı kan hücreleri artar. Bu artışın belli sınırların çok üzerine çıkması, bebekte bir takım sağlık sorunlarına yol açabilir. O nedenle de bebeğin vücudundaki bilirubinin dışkı yoluyla bir an evvel atılması gerekir. Bebeğin ilk kakası mekonyum, gebelik döneminde bebeğin bağırsaklarında biriken yeşil ve katranımsı bir yapıdadır. Mekonyumun vücuttan hızla atılmasıyla bebeğin bilirubin seviyelerinin yükselme riskinin azaldığı anlaşılmıştır. Kolostrum, yapısı itibariyle bebeğin sindirim sistemini geliştirerek güçlendirir ve yeni doğan bebeğin sindirim sistemine uyumu nedeniyle de hızlı sindirilir; bebeğin daha hızlı ve sık dışkılamasını sağlar.

 4.) Bağışıklık Bileşenleri: Kolostrumun en önemli özelliği, dünyaya yeni gözlerini açan bebeğin bağışıklık sistemine yaptığı katkıdır. Kolostrum bileşimi, yüksek oranda protein, antikor ve immunoglobülin içerir. Kolostrumundaki laktoz ve yağ oranları olgun süte kıyasla daha düşüktür. PH değerlerinin yüksek olması nedeniyle de kolostrum yoğun bir yapıdadır.

5.) Besin İçeriği: Kolostrumdaki besin içeriği, yeni doğan bebeğin hazmına ve biyolojik yararlanımına uygun düzeylerdedir.

Ayrıca, kolostrumun laksatif etkisinin yumuşaklığı nedeniyle, mekonyumun zamanında hızlı bir şekilde atılması ve bebeğin vücudunun temizlenmesine yardımcı olması bakımından alt bağırsak üzerinde bir müshil işlevi gördüğü düşünülmektedir.

Sevgiyle Kalın.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlginizi Çekebilir

Emzirmenin Önemi

Yenidoğan bebeğinizin sadece üç isteği vardır. Bunlardan ilki, annesinin kollarındaki sıca…