Ana sayfa Doğum Doğum Yolculuğunda Kaygılanma

Doğum Yolculuğunda Kaygılanma

Hamileyseniz bu güne kadar düşünmek zorunda kalmadığınız yepyeni duygular, endişeler, şüpheler ve sorularla baş başa kalırsınız. Bu doğaldır. Zihninizi ve bedeninizi doğumunuza hazırlarken tüm bu duygulardan kurtulmak istersiniz. Çiftlerin ebeveyn olmayı beklerken hissetmeleri gereken neşeli bir heyecana gölge düşüren bir duygudur kaygı.

Stres altında olduğumuz, korktuğumuz zamanlarda sempatik sinir sistemimiz tetiktedir. Bedenimizin savunma mekanizması olarak hareket etmek sempatik sistemin görevidir. Beden içinde hemen “dövüş ve kaç” tepkisini yaratır. Bir de parasempatik sistem vardır. Bedeni ve zihni bir uyum ve denge halinde tutar. Bu sistem bizi bir iyilik durumunda tutarak bedenin sakinlik içinde faaliyet göstermesini sağlar. Peki bunların doğumla ne ilgisi var? Sinir sisteminin sempatik bölümü, sadece gerçek tehditlere değil, algılanan tehditlere de yanıt verir. Zamanla bu olumsuz mesajlar onun inanç sisteminin bir parçası  haline gelir ve doğmamış bebeğinizin duygusal durumunu etkiler. Rahim hiç bir zaman için bedenin savunma mekanizmasının bir parçası olarak tasarlanmadığından, kan oradan uzaklaştırılıp bedenin savunmasıyla ilgili bölümlerine yönlendirilir. Bu da rahme atar damarların gerilip büzülmesine yol açarak kan ve oksijen akışını kısıtlar.

Harika doğum aletiniz: Rahim. Rahminiz bebeğinizi doğurmanıza yardımcı olmak üzere mükemmel şekilde tasarlanmıştır. Korku yükünden arındığınızda ve rahmin nasıl doğal şekilde işlediğini anladığınız ve bildiğinizde daha rahat daha kolay doğum kavramı anında belirginleşiyor. Dalgalar sırasında iş birliği yapacağınız şey tam olarak bedeninizin bu işleyişidir.

“Doğum bedenin işidir, zihnin değil.” der Pam England. Pek çoğumuz başımıza gelecekleri kontrol edemeyeceğimiz düşüncesini rahatsız buluruz ama tıpkı hayatta olduğu gibi doğumda da durum aynıdır. Doğumun derin gizemi manevi zihinle asla anlaşılamaz; ancak kalp gözüyle görülebilir. Kadınlar doğumlarına kalpleriyle hazırlanmalı beyinleriyle değil.

En önemlisi de “olumlu” düşünmek. Her kadının doğum yolculuğu ona özeldir. İlk olarak sizi nelerin endişelendirdiğini düşünün. Gebelik süreci ile alakalı yazılar, kitaplar okuyun ve kurslara katılın bu süreci bilinçli bir şekilde değerlendirin. Olumsuz doğum hikayeleri dinlemeyin. Olumsuz düşüncelerin esaretinden zihnimizi kurtarmalı, bedenimiz ve bebeğimize kulak vererek kendimizi doğuma ve anneliğe hazırlamak, bizi tercihlerimiz konusunda destekleyen bir ekip ile iş birliği içerisinde olmalıyız. Zihnen hafiflemeniz, gevşemenizin taa gebelikten itibaren başlaması için,olumsuz düşüncelerinizi eşiniz, ebeniz, doktorunuz, doulanız ile paylaşınız.

Sevgiyle kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlginizi Çekebilir

Hamilelik ile Sağlıklı Yaşama Adım Atmak

  Her kadın çocuk sahibi olmak ister ve bunun için zorlu bir yoldan geçmesi gerekmektedir.…